Türkiye’nin yaşanan bölgesel çatışmalara insani bir pencereden bakarak sorumluluk bilinciyle hareket ettiği vurgulanmıştır. Çatışmalardan etkilenen insanların onuruna ve özgürlüğüne verilen değer, Türk halkının merhametli ve cömert desteğiyle desteklenmektedir. Ülkenin insani ilkelere bağlılığı, dış politikada ısrarla sürdürülmektedir. Marjinal muhalif grupların göçmen karşıtlığını körüklemesine ve dış aktörlerin politikalar dayatmalarına izin verilmemektedir.
Altun’a göre, Türkiye’nin insani yaklaşımıyla Batı’daki güvenlik odaklı, yabancı ve İslam düşmanı yaklaşım arasında belirgin bir fark bulunmaktadır. Türkiye, Avrupa’nın göçmen ve mültecilere karşı aşırı sağın karşısında durarak insani değerlere sahip çıkmaktadır.
Türkiye, sığınmacılara güvenli dönüşlerini sağlayacak altyapıyı oluşturmayı hedefleyerek çatışmaları sonlandırmayı ve barışı tesis etmeyi amaçlamaktadır. Ancak uluslararası toplumun desteği konusunda yetersiz kaldığı belirtilmiştir. Dezenformasyon kampanyalarına karşı dikkatli olunması ve sadece resmi bilgilere güvenilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Altun’un ifadelerine göre, Türkiye bölgede barış ve istikrar için gereken koşulları sağlama konusundaki kararlılığını sürdürecektir. Ülke, çatışmaların barışçıl bir şekilde çözülmesine odaklanırken, insan haklarına ve insani ilkelere bağlı kalmaya devam edeceğini belirtmiştir. Türkiye, çalkantılı bölgede istikrar ve barışı sağlamaya devam edecek ve uluslararası işbirliği ile bu hedefe ulaşma çabalarını sürdürecektir.