Dün Brent petrolü varil fiyatı, günü 77,62 dolar seviyesinde tamamlarken ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail’in İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamaları sonrasında petrol fiyatları yüzde 4’ün üzerinde yükselmişti. Biden, İsrail’in İran’a karşılık verme ihtimaline ilişkin yaptığı açıklamada, “Öncelikle biz İsrail’e izin vermiyoruz, tavsiye veriyoruz.” dedi. Bu açıklamalar sonrasında, petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların küresel petrol arzını etkileyeceği endişeleriyle destekleniyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack, Orta Doğu’daki çatışmaların artması durumunda bölge genelinde ve ötesinde ekonomik belirsizliklerin artabileceğini belirtti. Bu durum, petrol fiyatlarındaki dalgalanmaları etkileyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.
ABD’de beklenenden zayıf gelen ekonomik göstergeler, petrol fiyatlarındaki yükselişi kısıtlıyor. Öte yandan, dünyanın en büyük petrol tüketici ülkesi olan ABD’de enflasyonun düşeceğine dair güven artarken, resesyon endişeleri devam ediyor. ABD’de açıklanan verilere göre, işsizlik maaşı başvuruları beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Çin’de ise fabrika faaliyetlerindeki daralma endişesi sürerken, ekonomik yavaşlama ve emlak krizi nedeniyle imalat sektörü olumsuz etkilendi.
Libya’da Merkez Bankası krizinin çözülmesiyle kapalı petrol sahalarının açılması, ülkedeki günlük petrol üretiminin 1,2 milyon varil kapasiteye ulaşmasını sağlayacak. Bu durum, küresel petrol arzının artacağı beklentisiyle fiyatlar üzerindeki baskıyı azaltıyor.
Brent petrolünde teknik olarak 79,15 ile 82,81 dolar aralığının direnç, 75,49 ile 71,83 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor. Petrol fiyatlarındaki değişimler, küresel ekonomik gelişmeler ve siyasi olaylarla birlikte yakından takip ediliyor.