Filistin destekçileri, İsrail hapishanesinde ağır işkenceye maruz kaldığı belirtilen Dr. Husam Ebu Safiyye’nin serbest bırakılması talebiyle Amsterdam’da bir yürüyüş düzenledi. Hollanda Kızılhaçı’nın Amsterdam’daki binası önünde toplanan göstericiler, kurumu acil eyleme geçmeye çağırdı. Waterloo Meydanı’ndan Dam Meydanı’na kadar süren yürüyüşte, İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamaları protesto edildi.
Göstericiler, yürüyüş boyunca “Jetten, ellerin kanlı”, “İsrail’i boykot et”, “Kırmızı çizgi nerede?” ve “Netanyahu Lahey’e” gibi sloganlar attı. Bu sloganlar, uluslararası toplumu ve Hollanda hükümetini Filistin meselesine daha duyarlı olmaya çağırdı.
Erasmus Rotterdam Üniversitesi Hastanesi’nde kanser üzerine araştırmalar yürüten doktor Dana Adel Mustafa, yürüyüşte bir konuşma yaptı. Mustafa, Dr. Ebu Safiyye’nin 3 ay süren ablukaya rağmen Kemal Advan Hastanesi’ni ve hastalarını terk etmediğini belirtti. Bu zorlu süreçte kendi çocuğunun cenaze namazını kıldırıp defnettiğini de sözlerine ekledi.
Mustafa, Dr. Ebu Safiyye’nin avukatlarının aktardığına göre 40 kilo verdiğini ifade etti. Doktorun avukatlarına, “Beni son kez görüyorsunuz. Beni buraya öldürmeye getirdiler” dediğini de aktardı. Bu sözler, Ebu Safiyye’nin hayati tehlikesinin boyutunu gözler önüne serdi.
Uluslararası insancıl hukuka göre sağlık çalışanları ve sağlık kuruluşları hedef alınamaz. Ancak Mustafa, İsrail’in bu kuralların tamamını ihlal ettiğini vurguladı. Konuşmasında, yalnızca doktorlar için değil, tüm sağlık çalışanları için orada olduklarını belirtti.
Dana Adel Mustafa, başta Dr. Husam Ebu Safiyye olmak üzere tüm Filistinli tutukluların serbest bırakılması için Hollanda Kızılhaçı’nın harekete geçmesini talep etti. Bu çağrı, uluslararası kurumların sorumluluğuna dikkat çekti.
Konuşmacılar, İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinlilerin çoğunun yargılanmaksızın hukuka aykırı şekilde alıkonulduğunu dile getirdi. Bu hapishaneleri “hapishane değil, yok etme kampları” olarak tanımlayan konuşmacılar, durumun vahametini ortaya koydu.
İsrail’in işlediği suçların normalleştirildiğini savunan konuşmacılar, hükümet, siyaset ve medya aracılığıyla insanların bu suçlara karşı duyarsızlaştırıldığını öne sürdü. Bu durumun, uluslararası kamuoyunun tepkisini zayıflattığını belirttiler.
Konuşmaların ardından yürüyüşe geçen grup, Waterloo Meydanı’ndan Dam Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında çok sayıda kişi ıslık çalıp alkışlarla destek verdi. Yoldan geçen araçların sürücüleri de korna çalarak göstericilere desteklerini gösterdi.
Öte yandan, cep telefonlarıyla Filistin destekçilerini görüntüleyen bazı kişiler, sözlü tacizde bulunarak göstericileri provoke etmeye çalıştı. Hollanda polisi, yürüyüş güzergahı boyunca geniş güvenlik önlemleri alarak olası olayların önüne geçti.